15 Aralık 2010 Çarşamba

Danıştay kararıyla. hiç kesilmeden ilk yazdığım gibi yayınlıyorum. bir kızgınlık anında ../ERDİ"ye AÇIK MEKTUP.

Her kadının bir gururu vardır. Belki çirkin yaşlı fasfakir kültürsüz şekilsiz çarpık dişli çarpık bacaklı olabilirim. Ama kocaman bir kalbim var. (doktorlar öyle dedi. Yumrugumdan büyükmüş bu yüzden sık sık taşikardi oluyor bende. Yani gümbür gümbür atıyor. Neyse konumuz bu değil. )




Konumuz, beni burdaki en güzel kadın olduğuma inandırarak, sadece beni sevdiğini ilan eden ve diğer başka erkeklere yönelmemi engelleyen ve bu vesile ile sap gibi ortada kalmama neden olan ERDİ dir. Bir yıldır peşimde kendisi. Gece gündüz arar beni hediyelere boğar. (Hediyeler genelde daha önce başka hayranlarına verip onlar tarafından begenilmeyen eşyalardı . Ne miydi bunlar?Vadesi geçmiş makyaj malzemeleri kullanılmış olduğu besbelli victoria secret çamaşırlar, pazardan alınmış ama büyükannemin hatırası diye söylediği çakma yüzükler. Taklit parfümler.)



Neyse bunlara da aldırış etmedim.

Sevdim çünkü en tertemiz namusumla hislerimle aile kızı şeyleriyle sevdim. Başka erkekleri gözüm görmedi. Dünyanın her yerinden DM ler aldım evlenelim diye. Ama ben onu gönlümün erkeği sayıp ona sadık ona bağlı biri olmaya çaba göstermiştim

Onun için her gün yemekler tatlılar öğreniyorum, karadeniz kültürü hakkında çeşitli araştırmalar yapıyordum.



Siz bilmezsiniz belki ama Erdi kadınında sevdiği kadında dekolteli kıyafetli olmasını çok tercih ederdi. Ama şeyde falan değil öyle taksimde bağdat caddesinde kartal civarında değil derdi ki köylü adamların vücudumda gezen bakışlarını gördükçe” bebeğim bunları başkalarının görmesini istemiyorum. Sadece benim yanımdayken giy” . işte bu lafı beni çok etkilemişti. Seven erkek kıskanır. Kadınlar bilir. Beni sevmemeiş olsaydı eğer kıyafetlerime karışmazdı.



Erdi benden yaşça küçüktü epey küçüktü hem de. Belki bilirsiniz. Kendine bu durumu izah ettiğimde- çünkü baştan sorun olmasın istemedim- . sakın bir daha bunu söyleme , ben küçük kadınlardan hoşlanmıyorum öyle olsa o diziyi izlerdim dedi. Ben de ne kadar zeki ve romantik bir erkeğim olduğu konusunda tekrar karar verdim.

Yoldan geçen çıtırlar hepbu çocuğa bakarlardı. Çünkü bu çocuk dar kot giyer üstüne de böyle meme uçları belli olan tahriş edici giysileri tercih ederdi. Ben kısım kısım kıskançlıktan ölürken o bebeğim sen benim için en çıtırsın. Sen senim fransa daki monicam, atinadaki natilimsin derdi. Erdi bana gerçekten çok genç bir kadın gibi vücut hatlarıma sahip olduğumu ve en diri ve el değmemiş tazecik bir gül gibi koktuğumu söylerdi yani ben ona inandım . yoksa neden yalan söylesinki.

Bu çocuk zengindir asaletli bir geçmişi vardır. İktisat mezunu fakülteden başarılyla bitirmiştir. Ben de ona bazen kültürel konularda yardımcı oldum seve seve bazen bir şiir söyleşisine gittik kah bazen de tiyatroya böyle eğitimsel bilgi veren tiyatrolara filan.

Ama ben onda tüm gençliğimi gençken yaptığım hatalaı ilişkileri silerekten hiç bir erkek olmamış ilk sevdiğim oymuş gibi öyle temiz şekilde aşık oldum ki. Gece yataıma yattığımda hep ona karadeniz şarıkıları dinlerken üstümde victoria sikrit pijamalarımla sevgi dolu mesajlar attım.

Bizimkisi türk filmelrinde bile yoktu. Aramızda acayip güven vardı. benim de peşimde çokkalantor adamlar vardı. kendime ait bir dişi güzelliğim vardır benim de . epey beğenilirim ortamlarda. Ama ancak nasıl güzellikte ve güzel aşık olduğumu konuştuktan sonra iyi bir erkek farkına varır.

Ben erdiyi o yüzden çok sevdim. Bana masum gibi gelirdi hep.

Çevresinden baskılar aldı benden ayrılmak için ama o hiç dinlememişti onları.

Biryıldır peşimdeydi ben de arkadaş olarak sadece el ele gezdim bir kaç kere onunla. Laf gelsin istemedim ona.

Kalbimde hep o vardı ama.

Burdan bazı kızlara mesaj attığını görüyordum ama o kızlar mutlu olsun diye yapıyorum dedi bana hep . sevinsinler dedi. Kimseleri yok o kızların. Benim gibi güzel erkek mesaj atınca mutlu oluyorlar dedi. Asıl gizli kadınım sensin dedi. İnandım sana erdim.

Sana mıhlama bile yaptım ama gelmedin o gece . sonra da başka kızlarla da aynen böyle gezdiğini öğrendim.

Gücüme gittim kadınlık gururum kırıldı.

Kendime kötü şeyler yapmak istedim. Ama değmez dedim. ANNEM DEMİŞti kızım o senden çok küçük seni kandırır o dalga geçiyordur ama ben annemle kavga ettim böyle konuştuğu için. Sana kimseler laf söylesin istemedim.

Hatta seninle evleneceği gün den 10 gün önce ff e davetiye hazırladım. Arkadaşlarıma sürpriz yapacaktım.

Ama sen her gece başka bir kızlaymışsın erdi öğrendim dostlardan bunu.(bu arada dostlar sağolsun. )

Karadeniz dayanışma gecelerinde kızlarla horon tepiyor sonra da onları karsoniyerine götürüyormuşsun.

Olsun erdi. Ben sana güvenmiştim. Bir daha sakın bana feedlerde cevap yazıp kısmetlerimi kapatma. Çünkü ben seni artık hiç böyle ölmüşsün gibi sevmiyorum bile yani. O derece.

Bıktım artık seni kovalamaktan işlerimi bitiremez oldum. Nereye kadar erdi söyle nereye kadar.

Hem ben seni genç olduğun için sevmedim. Bu arada acaip pis kokuyordu ayakların . bunu bile söylemedim . kılbin kırılmasın diye. Ağzını şapır şapır şapırdattığını da kimse bilsin istemedim. Ben takmam böyle şeylere. Bazı kadınlar senin gururunu kırmışlar ya eskiden o kötü kadınlar bence o da sorun değildi. Yani senin bi sorunun yoktu erdi. Sadece onlar ilk erkeklerini porno filmde tanımışlar öyle sanmışlar yani herkesi. İnan bana artık seni sevmiyor olmamamın sebesi bu değil. ben böyle cinsel o tip açık saçık şeylerden dolayı kimseyi sevmemezlik yapmam. Öyle arkamda bi erkeğim olsun istedim. Beni dış güçlerden koruyacak. Benim de param var çalışan yalnız kadınım ben erdi.

Beni beğenen çok var. Bunu da unutma. Ama sana çokkızgınım. F F de gururumla oynadın.

Öyle olsun...

Bir kadın.

9 Aralık 2010 Perşembe

BAŞ HARFİN BİLE YOK







Kimsenin senin dilini konuşmadığı, kimsenin seni tanımadığı, hiçbir anımızın olmadığı, bir kahveyi bile içmediğimiz bir şehre kaçtım.


Adreslerin yabancı, caddelerin yabancı, şehrin kokusunun bile bana hiçbir çağrışım yapmadığı bu şehirde, bu ülkede; istiyorum ki senden hiçbir iz olmasın.
Dünyaya ilk kez gelmiş ve seni hiç tanımamış bir kadın olarak baştan başa geziyorum bu şehrin sokaklarını. Benden başka bir ben olarak, yaşadığımı iliklerime kadar hissediyorum, havayı kokluyorum. Tek bir köşe başı, tek bir sokak bile yok senin adımladığın...

Tek bir koku, tek bir ses yok.

Ben gittim, ben uzaklaştım. Ben koptum. Kalan sendin koca şehirde. Oysa ki; gitmeyi kafasına koyup, beni senden uzaklaştıran da sendin. Sen beceremedin, ben gittim!

Kanayan bir yaram, kalbimde kireçlenen acın, yakan özlemin, adresin, telefonun yoktu. Kimliksiz, kimsesiz, güzelliklerle dolmaya gelen taze bir ruhtum.
Kimsesizliğin bu şehrinde; bu geçmişi olmayan kaldırım taşlarında yürüyor, kendimi yeniden yaratmaya çalışıyordum . M.’ı hiç tanımamış olarak.

Düşünsene senin adının baş harfi bile seni hatırlatmaya yeterken, bu ülkede tek bir kelime yoktu senin harfinle başlayan. Hatırlamak istiyordum ama yoktun, silinmiştin hafızamdan. Ben böyle birini hiç görmemiştim.

Kendime bir hayat ısmarlamıştım. Sensizliğin yapıştığı solgun yüzümü ilk defa gören, içimdeki enkazdan bihaber, terkedilişin utancını taşıyan beni hiç tanımayan insanlarla konuşuyordum . Onlar sensiz halimi bilmiyorlardı. Sırf sen dokundun diye vücuduna bile bakmak istemeyen beni tanımıyorlardı.

Ben ise sensiz ve çok mutluydum. Kahve içiyor, uzo içiyor, Tanrılardan bahsediyorduk.

Ve onların hiçbiri bu şehirde ; Benim sensizliğimi görmüyor, bilmiyorlardı.

Bunun için kaybolmuştum. Çünkü ben seninleyken bensizdim.

Sensiz değilim artık. Çünkü sen zaten... zaten... nasıl desem....; hayal ürünüydün. Kendi kendime uydurduğum acıklı bir masalın kahramanıydın. Ve masal bitmişti...